Adli Hakimlik Türkiye 1.si Şuayip F.'nin Başarı Hikayesi | Yetki Uzem ile Zirveye Giden Yol

Adli Hakimlik Türkiye 1.si Şuayip F.’nin Mercedes CLA’yı Kazanma Hikayesi | Yetki Uzem ile Zirveye Giden Yol

Adli Hakimlik Türkiye 1.si olmak, yalnızca sınavı kazanmak değil; hedefi en baştan net koymak, planlı ilerlemek ve süreci büyük bir disiplinle yönetmek anlamına gelir. Yetki Uzem öğrencilerinden Şuayip F., 2025 Adli Hakimlik sınavında Türkiye 1.si olarak bu başarının en güçlü örneklerinden biri oldu.

Bu özel röportajda Şuayip F.; hakimlik sınavına hazırlık sürecini, çalışma sistemini, kaynak kullanımını, deneme stratejisini, motivasyonunu ve Yetki Uzem ile geçirdiği hazırlık dönemini tüm açıklığıyla anlattı. Hakimlik sınavına hazırlanan adaylar için yol gösterici olan bu başarı hikayesi, aynı zamanda doğru kaynak, doğru planlama ve güçlü hedef belirlemenin sınav sonucuna nasıl yansıdığını ortaya koyuyor.

Adli Hakimlik Türkiye 1.miz Hediyesine Kavuştu

Adli Hakimlik Türkiye 1.si Olmak Nasıl Bir Duygu?

Şuayip F., Adli Hakimlik Türkiye 1.si olduğunu öğrendiğinde büyük bir mutluluk ve gurur yaşadığını ifade ediyor. Bu başarının kendisi için tesadüf olmadığını, sınava hazırlandığı ilk günden itibaren hedefinin yalnızca kazanmak değil, Türkiye 1.si olmak olduğunu belirtiyor.

Hazırlık sürecini “ilmek ilmek dokunan” bir emek olarak tanımlayan Şuayip, zaman zaman zorlandığını ancak hiçbir zaman hedefinden vazgeçmediğini söylüyor. Ona göre bu süreçte en önemli nokta, sınava yalnızca girmek değil; sınava güçlü bir hedefle hazırlanmak.


Hedef: Sadece Kazanmak Değil, Birinci Olmak

Şuayip F.’nin başarı sürecindeki en dikkat çekici noktalardan biri, hedefini en baştan çok net belirlemiş olmasıdır. 2024 yılında hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra HMGS’ye giren ve başarılı olan Şuayip, ardından stajını başlatmış ve 2025 yılında Adli Yargı Hakimlik sınavına hazırlanma kararı almıştır.

Bu noktada hedefi yalnızca sınavı kazanmak değildi. Kendi ifadesiyle, sınava girerken amacı yüksek bir puanla Türkiye 1.si olmaktı. Hatta sınavdan önce 100 doğru yapmayı hedeflediğini, bir soruyu boş bırakmanın bile kendisinde ciddi bir üzüntüye sebep olduğunu belirtiyor.

Bu yaklaşım, hakimlik sınavına hazırlanan adaylar için önemli bir mesaj içeriyor: Başarı, hedefin büyüklüğüyle ve o hedefe uygun çalışma disipliniyle doğrudan ilişkilidir.


7 Aylık Disiplinli Bir Hazırlık Süreci

Şuayip F., Yetki Uzem’in 25-26 Mayıs grubuna dahil olduktan sonra yaklaşık 7 aylık yoğun bir hazırlık süreci geçirdiğini belirtiyor. Bu süreçte çalışmaya son bir ay ya da son iki ay kala değil, kursa başladığı ilk günden itibaren ciddi bir planla başlamıştır.

Hazırlığının ilk dönemlerinde günlük çalışma süresini yaklaşık 11 saat olarak belirleyen Şuayip, süreç ilerledikçe bu süreyi artırmıştır. Son aylarda ise ders dışındaki zamanını minimuma indirerek günlük çalışma temposunu daha da yoğunlaştırmıştır.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yalnızca saat sayısı değildir. Şuayip’in vurguladığı asıl konu, çalışılan sürenin verimli geçirilmesidir. Kronometreyle çalışması, molalarını planlaması ve ders dışı dikkat dağıtıcı unsurları azaltması bu disiplinin önemli parçalarıdır.


Günde Kaç Saat Çalıştı?

Hakimlik sınavına hazırlanan adayların en çok merak ettiği sorulardan biri “Günde kaç saat çalışmalıyım?” sorusudur. Şuayip F. bu soruya net bir saatten ziyade, kişinin kendisini tanıması gerektiğini vurgulayarak cevap veriyor.

Kendi sürecinde günlük 11 saat civarında başlayan çalışma temposunu ilerleyen aylarda 13-14 saatlik verimli çalışma seviyesine taşıdığını ifade ediyor. Molalarla birlikte gününün büyük bir bölümünü ders çalışmaya ayıran Şuayip, özellikle son aylarda ders dışındaki tüm faaliyetleri oldukça sınırlı tuttuğunu belirtiyor.

Ancak burada önemli bir uyarı da yapıyor: Her adayın çalışma düzeni, verim saati ve öğrenme biçimi farklıdır. Bu nedenle herkesin kendi sistemini oluşturması gerekir.


Sabah mı Gece mi Çalışmalı?

Şuayip F., kendi çalışma düzeninde gece saatlerinin daha verimli olduğunu söylüyor. Gündüz saatlerinde ses ve hareketlilikten daha fazla etkilendiğini, bu nedenle herkes uyuduktan sonra sessiz bir ortamda çalışmayı tercih ettiğini belirtiyor.

Sabahın erken saatlerine kadar çalışıp öğleden sonra uyanmak, onun için verimli bir sistem oluşturmuştur. Ancak bu düzen herkes için uygun olmayabilir. Yetki Uzem röportajında da vurgulandığı gibi, önemli olan adayın kendi biyolojik ritmini ve verimli olduğu saatleri doğru tespit etmesidir.

Hakimlik sınavına hazırlanan adaylar için temel ölçüt, başkasının programını birebir kopyalamak değil; kendi sürdürülebilir çalışma düzenini kurmaktır.


En Verimli Saatlerde En Zor Derslere Çalışmak

Şuayip F.’nin çalışma sistemindeki önemli detaylardan biri de en verimli olduğu saatlerde en zorlandığı derslere çalışmasıdır. Uyandıktan sonraki ilk saatlerde zihninin daha açık olduğunu, bu nedenle zor dersleri bu zaman dilimine yerleştirdiğini ifade ediyor.

Bu yöntem, özellikle Adli Hakimlik gibi geniş kapsamlı sınavlarda oldukça önemlidir. Çünkü adayların yalnızca çok çalışması değil, enerjilerini doğru derslere ve doğru zamanlara yönlendirmesi gerekir.

Zorlanılan dersleri günün en yorgun saatlerine bırakmak, verimi düşürebilir. Bu nedenle çalışma programı hazırlanırken adayın dikkat seviyesi, dersin zorluk derecesi ve tekrar ihtiyacı birlikte değerlendirilmelidir.


Sosyal Medya ve Dikkat Dağıtıcı Unsurları Azaltmak

Şuayip F., sınav sürecinde sosyal medya kullanımını ciddi şekilde sınırlandırdığını ifade ediyor. Kendi kişisel Instagram hesabını dondurduğunu, yalnızca Yetki Uzem duyurularını ve deneme sınavı bilgilendirmelerini takip edebilmek için sınırlı bir hesap kullandığını belirtiyor.

Bu yaklaşım, sınav sürecinde dikkat yönetiminin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Hakimlik sınavı gibi yoğun ve uzun soluklu bir hazırlık sürecinde sosyal medya, adayın zamanını ve zihinsel enerjisini tüketebilir.

Şuayip’in bu süreçte tamamen sosyal hayattan kopmadığı, ancak sosyal yaşamını kontrollü ve sınırlı tuttuğu da dikkat çekiyor. Kısa molalar, aileyle sohbet ve motivasyon sağlayan küçük rutinler, sürecin sürdürülebilir olmasına yardımcı olmuştur.


Yetki Uzem Kaynaklarını Nasıl Kullandı?

Adli Hakimlik Türkiye 1.si Şuayip F.’nin başarı sürecinde Yetki Uzem kaynaklarını sistemli şekilde kullanması dikkat çekiyor. Röportajda, ders videolarından, çıkmış soru analizli ders notlarından, şematik kaynaklardan, soru bankalarından ve deneme sınavlarından nasıl faydalandığını ayrıntılı şekilde anlatıyor.

Özellikle ders videolarını hızlıca geçmek yerine dikkatli şekilde izlediğini belirtiyor. Videoları genellikle 1.25 ya da 1.50 hızda takip ettiğini, ancak yalnızca “bitirmiş olmak” için izlemediğini söylüyor. Bu yaklaşım, online eğitimde verimli öğrenmenin temel noktalarından biridir.


Ders Videoları Nasıl İzlenmeli?

Şuayip F., ders videolarını izlerken mutlaka ilgili kaynakları yanında bulundurduğunu ifade ediyor. Çıkmış soru analizli ders notları üzerinden ilerleyerek, hocaların vurguladığı yerleri not aldığını ve önemli alanları işaretlediğini belirtiyor.

Bu yöntem, video izlemeyi pasif bir süreç olmaktan çıkarıp aktif öğrenmeye dönüştürür. Sadece ekrana bakarak ders dinlemek yerine, not almak, kaynak üzerinden takip etmek ve önemli yerleri işaretlemek öğrenmenin kalıcılığını artırır.

Hakimlik sınavına hazırlanan adaylar için ders videosu izlemek tek başına yeterli değildir. Videodan sonra tekrar yapmak, ilgili soruları çözmek ve eksik kalan noktaları belirlemek gerekir.


Çıkmış Soru Analizli Ders Notları ve Şematik Kaynaklar

Şuayip F’nin özellikle vurguladığı kaynaklardan biri, Yetki Uzem’in çıkmış soru analizli ders notlarıdır. Bu kaynakların, hangi konuların sınavlarda daha çok sorulduğunu göstermesi bakımından önemli olduğunu ifade ediyor.

Bunun yanında şematik kaynaklardan da yoğun şekilde faydalandığını belirtiyor. Özellikle son dönemde, günün son saatlerini şematik kaynaklara ayırarak görsel hafızasını desteklediğini söylüyor. Tablolu ve sistematik anlatımların, tekrar sürecinde kendisine ciddi katkı sağladığını ifade ediyor.

Bu noktada adaylar için önemli bir ders ortaya çıkıyor: Konu anlatımı, çıkmış soru analizi ve şematik tekrar birlikte kullanıldığında öğrenme süreci daha güçlü hale gelir.


Soru Bankaları Kaç Kez Çözülmeli?

Şuayip F., Yetki Uzem soru bankalarını birden fazla kez çözdüğünü belirtiyor. Normal soru bankasını üç kez, çıkmış soru bankasını üç kez, ezberleten soru bankasını bir kez ve Hakkaniyet Soru Bankası’nı bir kez çözdüğünü ifade ediyor.

Bu yaklaşım, soru çözmenin yalnızca çok sayıda kaynak bitirmek olmadığını gösteriyor. Aynı kaynağı tekrar tekrar çözmek, eksiklerin görülmesini ve bilgilerin pekişmesini sağlar.

Özellikle Adli Hakimlik sınavında çıkmış soruların analiz edilmesi büyük önem taşır. Çünkü çıkmış sorular, sınav mantığını anlamak ve hangi konuların daha kritik olduğunu görmek açısından adaylara güçlü bir rehber sunar.


Deneme Sınavları Sürecin Vazgeçilmez Parçası

Şuayip F., deneme sınavlarını da hazırlık sürecinin önemli bir parçası olarak görüyor. Yetki Uzem tarafından sunulan denemeleri çözdüğünü ve bu denemelerle kendi seviyesini ölçtüğünü ifade ediyor.

Deneme sınavları, yalnızca netleri görmek için değil; sınav pratiği kazanmak, süre yönetimini geliştirmek ve eksik konuları tespit etmek için de kullanılmalıdır.

Hakimlik sınavına hazırlanan adayların belirli aralıklarla deneme çözmesi, gelişimlerini takip etmeleri açısından oldukça önemlidir. Deneme sonrasında yapılan analiz ise en az denemenin kendisi kadar değerlidir.

Mevzuat Çalışmak ve Not Tutma Sistemi


Şuayip F., mevzuat okuma alışkanlığının sınav sürecinde kendisine katkı sağladığını belirtiyor. Özellikle İcra-Fflas, Ticaret hukuku ve eksik olduğunu düşündüğü alanlarda mevzuata daha fazla yöneldiğini ifade ediyor.

Ayrıca her ders için ayrı defter tuttuğunu söylüyor. Yanlış yaptığı soruları, tekrar bakması gereken sayfaları, önemli mevzuat noktalarını ve çıkma ihtimali yüksek soruları bu defterlere not etmiştir.

Hatta bazı önemli soruları kitaplardan keserek defterlerine yapıştırdığını ve tekrar sürecinde bu notlardan faydalandığını anlatıyor. Bu sistem, adayın kendi kişisel tekrar arşivini oluşturması açısından oldukça etkili bir yöntemdir.


Konuşarak Çalışma ve Öğretir Gibi Öğrenme

Şuayip F.’nin en dikkat çekici çalışma yöntemlerinden biri de konuşarak çalışmasıdır. Konuları yalnızca okuyarak değil, karşısında birine anlatıyormuş gibi sesli şekilde tekrar ettiğini ifade ediyor.

Bu yöntem, bilgiyi pasif biçimde okumaktan daha etkili olabilir. Çünkü aday bir konuyu anlatmaya çalıştığında, o konuyu gerçekten anlayıp anlamadığını daha net görür.

Özellikle hukuk derslerinde kavramlar, şartlar, istisnalar ve madde bağlantıları önemlidir. Bu nedenle öğretir gibi çalışmak, konular arasındaki ilişkiyi kurmayı kolaylaştırır.


Genel Kültür ve Genel Yetenek Çalışması

Şuayip F., Adli Hakimlik sınavına hazırlanırken genel kültür ve genel yetenek derslerini de ihmal etmediğini belirtiyor. Matematikte kendisine güvendiğini, tarih dersini ise düzenli tekrarlarla ilerlettiğini ifade ediyor.

Türkçe dersinde ise daha dikkatli çalışması gerektiğini, özellikle paragraf ve anlam sorularında zorlanabildiğini söylüyor. Bu nedenle genel yetenek ve genel kültür çalışmalarını da programa dahil etmiştir.

Hakimlik sınavına hazırlanan adayların yalnızca hukuk derslerine odaklanması yeterli değildir. Genel kültür ve genel yetenek alanları da sıralama ve puan üzerinde etkili olabilir.


Motivasyon: Mercedes Ödülü ve Büyük Hedef

Yetki Uzem’in derece öğrencilerine sunduğu ödüller, Şuayip F. için güçlü bir motivasyon kaynağı olmuştur. Adli Hakimlik Türkiye 1.si olarak Mercedes ödülüne kavuşması, yalnızca maddi bir ödül değil; aylarca süren emeğin somut bir karşılığı olmuştur.

Şuayip, sınav sürecinde bu hedefi zaman zaman zihninde canlandırdığını ve bunun kendisini motive ettiğini ifade ediyor. Ancak asıl motivasyonunun mesleğe ulaşmak ve Türkiye 1.si olma sözünü yerine getirmek olduğunu da vurguluyor.

Yetki Uzem için bu başarı, yalnızca bir öğrencinin derecesi değil; doğru eğitim sistemi, güçlü kaynaklar ve disiplinli öğrencinin birleştiğinde ortaya çıkabilecek sonucun önemli bir göstergesidir.


Yetki Uzem ile Adli Hakimlik Başarısı

Yetki Uzem, hakimlik sınavlarına hazırlanan adaylara kapsamlı eğitim modeli, güçlü kaynak setleri, online ders sistemi, soru bankaları, deneme sınavları ve rehberlik desteğiyle bütüncül bir hazırlık süreci sunar.

Şuayip F.’nin Adli Hakimlik Türkiye 1.si olması, bu sistemin doğru şekilde kullanıldığında adayları zirveye taşıyabileceğini göstermektedir. Ancak bu başarının temelinde yalnızca kaynaklar değil; öğrencinin kararlılığı, planlı çalışması ve hedefine bağlı kalması da vardır.

Hakimlik sınavına hazırlanan adaylar için bu röportajdan çıkarılacak en önemli sonuç şudur: Doğru kaynak, doğru program ve güçlü bir hedef birleştiğinde başarı mümkündür.


Röportajın tamamı için:


Hedefini Belirle, Planını Kur, Yetki Uzem ile Zirveye Hazırlan

Adli Hakimlik Türkiye 1.si Şuayip F.’nin başarı hikayesi, sınava hazırlanan tüm adaylar için güçlü bir yol haritası niteliğindedir. Bu süreçte hedef belirlemek, düzenli çalışmak, kaynakları verimli kullanmak, deneme analizleri yapmak ve eksikleri zamanında görmek büyük önem taşır.

Yetki Uzem olarak, hakimlik sınavına hazırlanan adaylara yalnızca ders anlatımı değil; güçlü bir sınav sistemi, kapsamlı kaynak desteği ve başarı odaklı bir hazırlık modeli sunuyoruz.

Siz de Adli Hakimlik, İdari Hakimlik veya Hakimlik sınavlarına güçlü bir programla hazırlanmak istiyorsanız, Yetki Uzem’in online eğitim sistemi ve kapsamlı kaynaklarıyla sürecinizi daha planlı hale getirebilirsiniz.

Türkiye derecelerinin çıktığı bu güçlü hazırlık sisteminde yerinizi alın, hedefinizi büyütün ve sınava emin adımlarla hazırlanın.